Ekran maruziyeti nasıl yararlı hale getirilir?
- Dorukhan Besin

- 18 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
ÇOCUK Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dorukhan Besin, ekranların artık çocukların çevresel gerçekliğinin bir parçası haline geldiğini belirterek, “Çocuklar evde, okulda, sokakta görsel uyarıcılarla çevrili bir dünyada büyüyor. Ebeveynlerin en sık sorduğu soru ise şu: ‘Ekran tamamen zararlı mı, yoksa doğru kullanılırsa yararlı olabilir mi?’ Bilimsel veriler gösteriyor ki, mesele, ekranın varlığı değil; nasıl, ne kadar ve hangi içerikle kullanıldığıdır” dedi.
Beyin gelişiminin yüzde 80’inin ilk 3 yılda tamamlandığını hatırlatan Dr. Besin, “Bu dönemde çocuk, çevreden aldığı duyusal, sosyal ve dilsel uyaranlarla öğrenir. 2019’da JAMA Pediatrics dergisinde yayımlanan bir MRG çalışması, aşırı ekran maruziyetinin beyindeki beyaz madde gelişimini olumsuz etkileyebileceğini göstermiştir. Bu nedenle 2 yaş altı çocuklar için ekran önerilmez. Ancak 2 yaş sonrası dönemde, ebeveyn eşliğinde izlenen kaliteli içerikler, Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından aktif öğrenmeyi destekleyici araçlar olarak tanımlanır. Etkileşimli, açıklayıcı anlatıma sahip, öğretici ve duygusal bağ kurmaya teşvik eden videolar çocuklarda sözcük dağarcığını artırabilir, problem çözme becerilerini geliştirebilir” diye konuştu.
KALİTELİ İÇERİĞİN GÜCÜ
Çocuğun ekranla kurduğu ilişki türünün süreden daha belirleyici olduğuna dikkat çeken Dr. Dorukhan Besin, “Pasif izleyici olmak yerine etkileşimli katılımcı olunduğunda ekran süresi bir öğrenme fırsatına dönüşür. Ebeveynin, ‘Sence bu karakter neden üzüldü?’ veya ‘Bu durumda sen ne yapardın?’ gibi sorularla çocuğu düşünmeye teşvik etmesi ön frontal korteks aktivasyonunu artırır. Bu, empati ve yürütücü işlevlerin gelişimini destekleyen nörolojik bir süreçtir. Yani ekran, doğru rehberlikle kullanıldığında çocuk yalnızca izleyen değil; düşünen, ilişki kuran ve yorumlayan bir birey olur” dedi.
Dr. Besin, ekranı bir ‘besin’e benzeterek, “Nasıl ki besinin içeriği sağlığı belirliyorsa ekranın içeriği de zihinsel gelişimi belirler. Yüksek kaliteli içerikler; yavaş tempolu, sade kurgulu ve gereksiz uyarıcılardan uzak olmalıdır. Gerçek yaşamla bağlantı kuran temalar (doğa, duygular, paylaşmak, neden-sonuç ilişkisi) içermeli, anlatımı açık ve tekrarlı olmalıdır. Ebeveynin anlatımına yer açan bölümler içermeli, çocuk izlerken soru sorabileceği veya taklit edebileceği sahneler bulunmalıdır. Şiddet, korku, hızlı kesitler ve yüksek ses gibi unsurlar ise çocuk beyninde dopamin dengesini bozarak dikkat süresini kısaltabilir” ifadelerini kullandı.
EKRANSIZ AKŞAM RUTİNİ
Yatmadan 1-2 saat önce ekran kullanımının melatonin salgısını baskıladığını ve uykuya dalmayı geciktirdiğini hatırlatan Dr. Dorukhan Besin, “Ekransız bir akşam rutini hem uyku kalitesini hem de davranışsal düzeni korur. Ekran sonrasında doğa temelli oyunlar, kitap okuma veya sessiz zamanlar, çocuğun sinir sistemini yeniden dengeye getirir. Ekran, doğru koşullarda çocuğun bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimini destekleyebilir. Ebeveynin rehberliğiyle ekran süresi, dijital bir riskten dijital bir fırsata dönüşebilir. Unutmayın; mesele ekranın ışığı değil, çocuğun beyninde yaktığı ışıktır” diye konuştu.




Yorumlar