Akran zorbalığına karşı dünyadan dersler: Çocukları nasıl koruyorlar?
- Dorukhan Besin

- 19 Eki 2025
- 2 dakikada okunur
Dr. Dorukhan Besin, akran zorbalığına karşı dünyada uygulanan politikalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dorukhan Besin, Çanakkale Biga’da "ayakkabıma bastın” gerekçesiyle bir öğrencinin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan olayın hepimizi derinden etkilediğini söyledi. Ülkemizde her geçen gün yeni bir “akran zorbalığı” haberiyle sarsıldığımızı kaydeden Besin, “Oysa bu sadece bizim ülkemizin sorunu değil; dünyanın pek çok ülkesinde yıllar önce aynı tabloyla karşılaşıldı. Fark şu ki, bazı ülkeler bunu bir eğitim politikası önceliğine dönüştürmeyi başardı” dedi.
Finlandiya’nın 2000’li yılların başında “KiVa” adını verdiği ulusal bir anti-zorbalık programı başlattığını söyleyen Besin, “Kiusaamista Vastaan (Zorbalığa Karşı) ifadesinin kısaltması olan bu sistem, zorbaları cezalandırmaktan ziyade seyirci kalan çocukları bilinçlendirmeye odaklanıyor. Program, öğretmenlere özel eğitimler, öğrencilere empati temelli oyunlar ve ailelere bilgilendirme materyalleri içeriyor. Bu program sayesinde Finlandiya’da zorbalık vakalarında yüzde 40’a varan bir azalma kaydedildi. Avrupa Birliği şimdi bu modeli örnek gösteriyor” diye konuştu.
Japon kültüründe utandırmamanın çok önemli olduğunu dile getiren Besin, “Ancak bu bazen zorbalığın sessizce büyümesine neden olabiliyor. 2013’te yaşanan bir intihar vakasının ardından Japonya, okullarda “Ijime Prevention Act” adlı yasayı çıkardı. Bu yasa, öğretmenleri ve okul yöneticilerini zorbalık tespit etmekle yasal olarak sorumlu hale getirdi. Artık her okulda “zorbalık danışma birimi” bulunuyor ve öğrenciler anonim olarak şikâyet oluşturabiliyor. Japonya, bireysel değil toplumsal müdahale modeliyle fark yaratıyor” diye konuştu.
ABD’de zorbalıkların yalnızca okulda değil, ekran başında da yaşandığını aktaran Besin, “StopBullying.gov gibi devlet destekli platformlar, çocuklara ve ebeveynlere çevrim içi zorbalıkla mücadele rehberleri sunuyor. Çoğu sosyal medya platformları da bu farkındalık dalgasına katıldı. Artık genç kullanıcıların paylaşımlarında ‘zararlı dil’ tespit edildiğinde uyarı çıkıyor. Bu sistem, dijital ekosistemin de sorumluluk alabileceğini kanıtlıyor” dedi.
Avustralya hükümetinin ‘Bullying No Way!’ adlı kampanyayı devletin resmi sitesine taşıyarak her yaş grubuna özel rehberler hazırladığını belirten Besin, “Ancak en dikkat çekici yönü, ebeveyn eğitimine verdiği önem. Ebeveynler, çocuklarının davranışlarını gözlemleme, duygusal dayanıklılığı artırma ve empatik iletişim kurma konularında çevrim içi dersler alabiliyor. Avustralya bu süreci, sadece okulla değil aileyle ortak yürütüyor” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE İÇİN DERS: EĞİTİM VE ERKEN MÜDAHALE
Türkiye’deki en büyük eksikliğin, zorbalığın yalnızca ‘şiddet olayı’ olarak görülmesi olduğunu söyleyen Besin, şöyle devam etti: “Oysa bu bir psikososyal gelişim problemidir. Çocuklara ‘ne yapma’ değil, ‘ne hissediyor olabilirsin’ sorusunu öğretmek gerekir. Finlandiya’nın empati temelli yaklaşımı, Japonya’nın erken bildirim sistemi ve ABD’nin dijital sorumluluk modeli bize çok şey söylüyor: Zorbalıkla mücadele yalnızca yasalarla değil, duygusal eğitimi merkeze alan bir kültürle mümkündür. Bir çocuğun kalbinde açılan yara, sınıfta başlar; ama ömür boyu taşınır. Dünyanın iyi örneklerinden öğreneceğimiz çok şey var. Yeter ki biz de ‘seyirci kalmamayı’ öğrenelim.”





Yorumlar